Zen Pratikleri

“Gündelik Yaşamı Zenginleştiren Zen Pratikleri”

Veya

“Yaşam Yolunda Zen Pratikleri”


Tam şu anda bu bu satırları okurken bir an durup sorsanız kendinize “dikkatim nerede?”

Yaşam yolunda pek çok halden, dönemden geçeriz. Kendimize çeşit çeşit sorular sorarız. Bu sorular çoğunlukla, hayatımızın o döneminde dikkatimiz nerede ise o tarafa doğrudur. O zaman aslında dikkatimiz neredeyse hayat bizim için oradadır.

Ünlü Zen Usta’sı Ikkyu’ya zen nedir diye sorduklarında “Dikkat” diye cevap vermiştir. Yaşadığımız an’a dikkatimizi verdiğimiz her eylem aslında Zen’dir.


“Zen, andan ana atlamamak, an'da yaşamak, aynı zamanda an'ı yargılamamak demektir. İyi mi, kötü mü, hoşuma gidiyor mu, gitmiyor mu? Sadece an'ı algılamak, onu yaşamaktır sözkonusu olan. Olan, olduğu gibidir.”*1


Gündelik yaşamda, uyandığımız andan gece gözlerimizi kapatana kadar pek çok şey yaparız. Bunları yaparken başka planlar yapar, aklımıza gelenleri sıraya koyar, sonra yeniden planlar, kararlar alır, bazı şeylerden vazgeçer bazılarına daha çok yaklaşırız. Alışkanlık haline gelen bu düşünme şekli ile zamanın nasıl geçtiğini anlamayız. İşler bitirir, yemekler yapar, ortalığı toplar, bazen kapıları çarpar, bazen dururuz. Tüm bu eylemlerde aslında gündelik yaşamın farkına varmak için pek çok fırsat vardır.


Göndereceğiniz bir maili yazarken parmaklarınızın tuşlara dokunuşunu hissetmek... o maili son bir kontrol acele ile kontrol etmek yerine dikkatinizi vererek, tane tane okumak... yemek yaparken doğradığınız sebzelerin kokularını duymak... veya sokak kapısını kapatırken o anda gideceğiniz yeri düşünmek yerine kapıyı kilitleyip kilitlemediğinize dikkatinizi vermek...

“Gündelik yaşamın tüm bu binlerce küçük alışkanlığını bilinçle deneyimlemek, bilinçle yapmak, bilinçle yaşamak, insanın her bir davranışta, her harekette beden, zihin ve ruhu ile bir bütün olması - işte budur Zen.”*2

O halde Zen’in özü hergünkü yaşamın ta kendisidir.

Şimdi sizlerle günlük hayatınıza Zen’i katmak için uygulayabileceğiniz üç pratik paylaşmak istiyoruz.

Yürürken Sadece Yürümek;

Yürürken sadece yürüyebilir misiniz? Ayaklarınızın bastığı zemini hissederek, yüzünüze gelen güneşi, esen rüzgarı... Ellerinizin cebinizde mi yoksa dışarı da olduğunu farkedebilir misiniz? Elbette yürüyüş kendimize, düşüncelerimize, hayatımıza odaklanabilmek için harika bir fırsattır. Ritmik hareketler hem zihnimize hem bedenimize iyi gelir. Ancak yürüyüşlerinizin belki beş belki on dakikasında herşeyi bir kenara bırakıp sadece ve sadece yürümeyi deneyebilir misiniz?


Düşünceler ve Bulutlar

Aklımızda düşüncelerin olmadığı bir an yok. Beden, zihin, beyin, akıl, gördüklerimiz, duyduklarımız, hatıralar, gelecek her an yeni bir düşünce üretiyor. Düşünceler hep var ve var olmaya devam edecek. Bazen aynı şeyi günlerce düşünürüz. Evirip, çevirip yeniden yeniden... İşte bu anlarda düşüncelerin bulutlar gibi geçip gittiğini farkedebilirsek işler kolaylaşabilir. Aslında tüm düşünceler gelir ve geçer, önemli olan onlara nasıl tepki verdiğimiz. Düşüncelerin ortasında ne yapacağımızı bilemediğimizde onları birer bulut gibi imgeleyerek geçip gittiklerini görmeyi farkedebilir misiniz?


Gülümsemek

Gülümseyin... Sadece yüzünüzle değil, tüm bedeninizle... Ellerinizin, saçlarınızın, midenizin, kalbinizin bu gülümsemeye eşlik ettiğini hissederek gülümseyin.Gülümsemenizi tüm bedeninizde hissettiğinizde sadece yüz kaslarınızın değil tüm bedeninizin gevşediğini hissedeceksiniz. Zihniniz bir anlığına koşmayı bırakıp, o gevşemeye tanıklık etsin. Gülümsemek için gün içinde karşınıza çıkan fırsatları yakalayıp kendinize içten bir gülümseme armağan edebilir misiniz?

Ünlü zen üstadı Thich Nhat Hanh der ki “"Gülümseyin, nefes alın ve yavaş ilerleyin. Bundan daha iyisi olamaz.”

Sevgiyle kalın


Kaynakça;

*1&2 “Gündelik Yaşamdan Zen -Judith Bossert, Adelheid Meutes




50 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Zen Yolu